A · EksenMilliyetçi İdeolojik Merkez
Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak içinde bulunduğumuz moment itibarıyla Kürt siyasal sınıfının milli öznelik ve temsil bakımından bir dağınıklık ve yetersizlik yaşadığını düşünüyoruz.
Biz bu dağınıklığın ve yetersizliğin bir boyutuyla milliyetçi ideolojinin siyasal sınıfımızca yeterince içselleştirilememiş olmasından ve bu sınıfın milli bilgi kaynaklarına sistematik biçimde dayanamamasından kaynaklandığını değerlendiriyoruz.
Diğer yandan, bugün toplumumuzda sömürgeciler tarafından yaygınlaştırılan dejenerasyon ve ahlaki çöküntü de milliyetçi ideolojinin hitabet gücündeki zayıflama ile tarih, dil, kültür, gelenek gibi milli bilgi kaynaklarından kopuşla ve dolayısıyla milli ruhun zaaf içine düşmesiyle alakalıdır.
Bu yüzden Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak, milliyetçi ideolojinin ulusal aydınlanma ve bilinçteki, milli irade ve birlikteki rolünü kanonik ölçülerde sergileyen, milli bilgi kaynaklarını sistematik biçimde işleyerek etki gücü kuran merkez veya merkezlerin oluşturulmasını elzem görüyoruz.
B · EksenMilli Siyasi Restorasyon
Biz, Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak, Kürt siyasal sınıfının bir restorasyon momentinde olduğunu değerlendiriyoruz.
Bir yandan genç kuşaklardan bağımsız şahsiyetlere kadar binlerce insan milletimiz adına siyasal özne olma ve temsil kuvveti kazanmak için arayış içinde iken; bir yandan da, bazı birlik çalışmaları, platform oluşturma girişimleri sürmektedir.
Bu bağlamda, yükselen bir milli dalgadan bahsedilebilir. Fakat hem arayışlar güçlü bir ideolojik zemine oturamamış durumda hem de birlik ve örgütlenme girişimleri palyatif ölçüleri henüz aşabilmiş değil.
Bu yükselen milliyetçi dalgayı bütün potansiyeli ile kurumsal milli bir güce dönüştürmek için Kürt aydınlarının, entelektüellerinin ve akademisyenlerinin yoğun ve yaygınca sürece dahilini elzem görüyoruz. Muhafazakârından, liberaline ve solcusuna kadar her yelpazeden aydınları — herkesi kendi cephesinden — süreci kapsamlı analizlerle ve güçlü ideolojik metinlerle desteklemeye davet ediyoruz.
Bu siyasal restorasyonun, herhangi bir Kürdistani partinin veya belli bir yelpazeye dayalı bir parti girişiminin tekelinde sağlanamayacağını düşünüyoruz. Zira, mevcut Kürdistani partilerimiz yapılanmaları itibarıyla bu her yelpazeden milli dalgayı kucaklayacak durumda değildirler. Yine mevcut siyasi yelpazelerin hiçbirinde milli güçleri birleştirecek kadro birikimi söz konusu değildir.
Bu yüzden, zamanla bir “Milli Kongre Partisine” veya bir “Milli Kitle Partisine” ya da bir “Milli Kongre Hareketine” dönüşecek — her yelpazeden siyasi akımlardan oluşan ve Kürdistani partilerimizin de içinde yer aldığı — milli platform çalışmasını daha anlamlı buluyoruz. Totaliter ideolojik siyasi akımlar ile “milli egemenlik” ideali taşımayan siyasi akımlara ve hizmet hareketlerine, ayrıca yapısal olarak vesayet altında olan organizasyonlara ise böylesi bir çalışmada yer verilmemelidir.
Restorasyon sürecinin doğru bir hatta yürüyebilmesi için Kuzey Kürdistan'da geçen 50 yıllık milli mücadelenin bir muhasebesinin yapılması şarttır. Geçen 50 yıllık siyasi deneyim hiçbir ulusal kurtuluş mücadelesinde görülmeyen trajik sonuçlar üretmiş bulunuyor. Bu süre zarfında ulusal kurtuluş için yüz binin üzerinde insanımız şehit oldu, yüz binlerce insanımız hapislerle bedel ödedi, milyonlarca insanımız yerinden yurdundan sürgün edildi. Bütün bu bedeller millet olarak egemenliğimizi elde etmek, sömürgecilerin milletimizi tarihten silme çabalarını durdurmak için verildi. Fakat bu süreci domine eden Apocu hareket milletimizin beklentisinin aksine, “Terörsüz Türkiye” süreciyle birlikte, milletimizi Türkleştirerek ortadan kaldırma projesine angaje olmuş durumda. “Demokratik cumhuriyet”, “demokratik toplum”, “demokratik entegrasyon” vb. projeler yalnızca ulusal taleplerden vazgeçmenin değil, milletimiz üzerindeki sömürgeci asimilasyona da katkı sunma projeleridir.
Daha trajik olanı, Apocu hareketin siyasetten Kürtlüğü tasfiye etme sürecindeki belirgin rolüne rağmen hâlâ Kürt siyasal sınıfının önemlice bir kesimini domine edebilmesidir.
Yaşanan trajediyi, sadece Apocu hareketin şaibeli rolü ile açıklamak yanılgılı sonuçlara yol açar. Gerçekte, bu yıkım tablosunda Kuzey Kürt siyasal sınıfının bütünü sorumludur. Dolayısıyla, Apocu hareket dışında kalan Kürt siyasal kesimlerin neden bir alternatif geliştiremediği, neden bu tahribatın önünü kesemediği de sorgulanmalıdır.
Biz, Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak, yaşanan yetersizliğin milliyetçiliğe dair ideolojik ve felsefi kavrayış problemlerinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Milliyetçi ideoloji, ulusal egemenliğin sağlanmasını ve ulusal devletin kuruluşunu öngörür ve buna yönelik mücadelede her milli unsurun varlığını ve yerini meşru ve gerekli bulur.
Oysa, geçen 50 yıl boyunca Kürt siyasal hareketleri çalışmalarını totaliter sekter ideolojik akımların etkisi altında sürdürdü. Bu akımlar ulusal mücadeleyi belli bir yelpazeye dayanarak ve mücadelede belli bir yelpazenin hegemonyasını sağlama dürtüsüyle hareket ederken, milli güçler arasında hizipleşmeye, yabancılaşmaya ve zıtlaşmaya da sebep oldular.
Milli birlik
Kürt siyasal yapılarının geçmişte bazı birlik girişimleri olmuştur. Fakat bunlar milliyetçi siyasi zeminin gereklerinden ziyade alternatif güç oluşturma saikiyle yapılan girişimler olmuştur. Yani, bu girişimler her siyasi yelpazeden güçlerin birliğini gözeten, ya da her siyasi yelpazeye kanal açan çalışmalar olamamıştır. Ve pratikte bu çalışmalar ya hizipsel hegemonya kurma arayışlarından ya da siyasi yapılar arasındaki uyum problemlerinden dolayı dağılıp gitmiştir.
Bir kitle partisi ya da kongre partisi esprisi ile yürütülen çalışmalar da vardır. Fakat burada da “farklı yelpazeden kadroların birlikte çalışma kültürü” geliştirilemediği gibi vesayet arayışları da eksik olmamıştır. Her milli yelpazenin hukukunu tanıma ve grupsal aidiyetini meşru görme yerine, farklı yelpazelerden bireylere — vasi misyonu ile konumlanmış — belirli bir merkeze tabiiyet dayatılmıştır.
Birlikte çalışma
Kuzey Kürt siyasal sınıfı son 50 yılda hâkim olan totaliter-sekter anlayıştan dolayı farklı yelpazelerden siyasi yapıların birlikte çalışmasına dair bir deneyim yaşayamadığı gibi, bu konuda herhangi bir ideolojik üretim de yapamamıştır. Biz, Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak, Kürt aydınlarına ve siyasi aktivistlerine önümüzdeki süreçte bu konu üzerinde kafa yormalarını ve “birlikte çalışma kültürüne” dair ideolojik metinleri alabildiğine çoğaltmalarını öneriyoruz.
Kendisini katma
Kuzey Kürdistan milli siyasi sınıfının en zaaflı yanlarından biri de milli davaya kendisini katmada yaşadığı yetersizliktir. Bu zaaf da milliyetçi ideolojinin yeterince içselleştirilememesinden kaynaklanmaktadır. Bireysel özgürlük ile ulusal özgürlük, bireysel egemenlik ile ulusal egemenlik, bireysel varlık ile ulusal varlık, yaşam ile ulus arasındaki derin felsefi, ruhsal bağı tam olarak kavratacak bir literatürden ve retorikten Kürt milli siyasal hareketi hâlâ yoksundur.
Biz, Kürt milliyetçilerinin önümüzdeki süreçte ideolojik çalışmalarının bir kısmını da bu alana vakfetmelerini elzem buluyoruz.
Ulusa hitap kapasitesi
Çeşitli yelpazelerden Kürt milliyetçi siyasi aktivistlerin sayısı on binleri bulmaktadır. Ne var ki, bunlar örgütsüz ve dağınık oldukları için milletimize hitap eden bir merkez konumuna sahip değildirler. Bütün yelpazelerden Kürt milliyetçi aktivistleri çalışmalarını milletimize hitap kapasitesine sahip bir merkezde toplamadıkları takdirde, sömürgeci rejimin ve iş birlikçilerinin milletimizi tarihten silme faaliyetlerinin ve manipülasyonlarının önü ardına kadar açılmış olur.
C · EksenMilli Direniş Nüveleri
Sömürgeci rejim geçen yüzyıl boyunca Kuzey'de Kürtlüğü soykırım uygulamaları ile tarihten silmeye çalışırken ülkemizin diğer parçalarında ise milletimizin herhangi bir siyasal statü kazanmaması için her türden müdahale çeşidini deneye geldi. Son otuz yılda bölgemizde yaşanan askeri-siyasi alt üst oluşlar milletimize bazı fırsatlar sundu ve millet olarak Güney Kürdistan'da federal bir statüye kavuşurken, diğer parçalarda da milletimiz için umut verici gelişmeler kaydedildi.
Ne var ki, bu siyasal konjonktür birkaç yıldır değişmiş bulunuyor. Küresel güçler global ölçekte askeri ve siyasi hegemonya rekabetini tırmandırırken bölgemizde de sürdürdükleri tahkimat ve çatışmalar sonucu bölge askeri-siyasi güçlerinde de yeni bir hizalanmaya yol açtılar. Bu durum, TC gibi bölgesel hegemonik güçlere yayılmacı emellerinde manevra imkânı da sunmuş bulunuyor.
TC bu konjonktürü hem Kürtler lehine gelişecek fırsatların önünü kesmek hem de yeni Osmanlıcı / Pan-Türkist yayılmacı politikaları için bir imkân olarak değerlendirmek istiyor.
TC yayılmacı emellerini gerçekleştirmek için siyasetten Kürtlüğü tarihten silmeyi zorunlu görüyor. O, bu amaçla Apocu hareketi de yedeğine alarak ülkemizi deyim yerinde ise “yeniden fethetmeye” hazırlanıyor. Rojava ve Rojhilat'ta Kürtleri statüsüzlüğe mahkûm etme, Başûr'u ilhak etme, Bakur'da ise asimilasyonu şiddetlendirme gibi komple bir planla bütün tahkimatını Kürtlüğü tarihten silme üzerine yapıyor.
Biz Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak, oluşumumuzu sadece milli temsil kuvveti oluşturmaya matuf bir çalışma olarak değil, aynı zamanda sömürgecilerin bu ülkemizi yeniden fetih, ilhak ve tarihten silme operasyonlarına karşı bir milli direniş nüvesi olarak değerlendiriyoruz.
Bu bağlamda, milletimizin her toplumsal hücresinde, gençlik ve kadın hareketlerinde, sendikalarda, meslek örgütlerinde, sivil toplum kuruluşlarında, yerleşim birimlerinde bu tarz milli direniş inisiyatiflerinin geliştirilmesini ulusal varlığımız için elzem buluyoruz.
Kürdistan Milli İnisiyatifi olarak, içine girdiğimiz siyasal moment itibarıyla sivil mücadele biçimlerini öneriyoruz. Mücadelemiz, milletimizin kurtuluş yolunda tarihsel olarak oluşturduğu birikimlere, meşruiyete ve uluslararası hukukun milletlere sağladığı temel haklara dayanacaktır.
On Üç MaddeTemel İlkelerimiz
Kürdistan Milli İnisiyatifi aşağıdaki ilkeleri esas alır:
- Ulusal BirlikKürt milletinin ulusal birliğinin güçlendirilmesini amaçlar; siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, aydınların, akademisyenlerin, sanatçıların, kadınların ve gençlerin ortak bir milli zeminde buluşmasını teşvik eder.
- Diyalog ve UzlaşıKürt siyasal ve toplumsal yapıları arasında diyalog, dayanışma, uzlaşı ve ortak mücadele kültürünün geliştirilmesini esas alır; iç çatışma ve ayrışma anlayışını reddeder.
- Bağımsızlık ve KapsayıcılıkHerhangi bir siyasi partinin uzantısı veya alternatifi olarak hareket etmez; tüm milli kesimlere eşit mesafede duran bağımsız, tarafsız ve kapsayıcı bir milli duruşu benimser.
- Kendi Kaderini Tayin HakkıKürt milletinin ortak milli çıkarlarını, ortak iradesini ve kendi geleceğini özgürce belirleme hakkını temel ilke olarak kabul eder.
- Parçalar Arası DayanışmaKürdistan'ın dört parçasındaki Kürtler arasında kültürel, toplumsal ve demokratik dayanışmanın güçlendirilmesini; ulusal bilincin ve ortak aidiyet duygusunun geliştirilmesini hedefler.
- Dil ve Kültürel MirasKürtlerin kültürel mirasının ve tarihsel hafızasının yaşatılması için çalışmalar yürütecektir. İnisiyatifimiz Kürtçenin bütün lehçelerinin korunmasını, geliştirilmesini ve gelecek kuşaklara aktarılmasını milli bir sorumluluk olarak görmekte; bunun yanında, Dımilkî/Kırdkî lehçemizin günlük hayattaki kullanımının dramatik seviyesini göz önünde bulundurarak, bu lehçemizin yaygın kullanımı ve öğrenimi için özel gayret sarf etmeyi bir görev olarak belirler.
- Etkin KatılımKadınların, gençlerin, aydınların ve akademisyenlerin ulusal bilinç inşasındaki rolünü önemser; onların karar alma mekanizmalarına ve toplumsal süreçlere etkin katılımını destekler.
- Temel Özgürlüklerİnanç, düşünce ve ifade özgürlüğünü; çoğulculuğu, demokratik katılımı ve şeffaflığı toplumsal yaşamın vazgeçilmez ilkeleri arasında değerlendirir.
- Ulusal Kongre BilinciKürt milletinin ortak iradesini yansıtacak demokratik, kurumsal ve kapsayıcı bir ulusal kongre bilincinin geliştirilmesine katkı sunmayı tarihi bir sorumluluk olarak kabul eder.
- İş Birliği SınırlarıKürdistani parti, platform ve oluşumlarla dayanışma içinde olmayı ve ihtiyaç hâlinde ortak çalışmayı gözetir. Ancak sömürgeci rejimlerle ve onların iş birlikçileriyle arasına net mesafe koymayan siyasi yapılarla hiçbir ortaklık geliştirmez.
- Uluslararası TemsilKürt milletinin kolektif haklarını uluslararası platformlara taşıyıp gündemleştirecek meşru bir “Milli Temsil Heyeti”nin oluşturulmasını stratejik bir hedef olarak önümüze koyar.
- Azınlık Hakları ve Çoğulcu DüzenKürdistan'da yaşayan etnik, dini ve kültürel azınlıkların haklarının güvence altına alınmasını, demokratik hukuk düzeninin temel ilkelerinden biri olarak kabul eder. Tarihsel olarak dezavantajlı konumda bulunan toplulukların kamusal yaşama eşit ve etkin katılımını sağlamak amacıyla; eğitim, kültür, yerel yönetimler, kamu istihdamı ve siyasal temsil gibi alanlarda uygulanacak geçici ve ölçülü pozitif ayrımcılık mekanizmalarının geliştirilmesini destekler. Tüm toplulukların kendi dillerini, kültürlerini, inançlarını ve kimliklerini özgürce yaşatma ve geliştirme haklarının anayasal güvence altına alınmasını; farklılıkların toplumsal zenginliğin ve ortak yurttaşlığın ayrılmaz bir parçası olarak görülmesini esas alır. Çoğunluğun üstünlüğüne değil; eşit yurttaşlık, karşılıklı saygı ve ortak demokratik gelecek anlayışına dayanan kapsayıcı bir siyasal toplumun inşasını hedefler.
- Meşruiyet ÖlçütüKürdistan Milli İnisiyatifi olarak milletimizin kolektif haklarını tanımayan herhangi bir parlamentoyu meşru görmüyoruz ve bu parlamentolar için yapılacak seçimleri kendi gündemimiz olarak kabul etmiyoruz.
Saygılarımızla,
Kürdistan Milli İnisiyatifi
20.06.2026
Not: Bildirimizin yazımı sürecinde geri dönüşleri ile çalışmamıza katkıda bulunan aydınlarımıza ve akademisyenlerimize teşekkürlerimizi iletiyoruz.